Ayten Yılmaz
Köşe Yazarı
Ayten Yılmaz
 

BÜYÜKLERİMİZİN SÖZLERİ, HAYATIN SESSİZ DERSLERİ

  Hayatta bazı sözler vardır; insan onları ilk duyduğunda belki anlamını tam kavrayamaz. Ancak yıllar geçtikçe, yaşadıkça, insanları tanıdıkça o sözlerin aslında ne kadar büyük bir hayat tecrübesinin ürünü olduğunu anlar. Büyüklerimizin bize söylediği atasözleri ve öğütler de böyledir. Onlar bu sözleri kitaplardan öğrenmedi. Çoğunu hayatın içinde yaşayarak öğrendiler. Kimin dost, kimin düşman olduğunu; kime güvenilip kime mesafeli durulması gerektiğini, yılların tecrübesiyle gördüler. Bizler ise bazen onların sözlerini fazla basit bulduk. “Bu devir değişti” dedik. “Artık insanlar böyle değil” dedik. Ama hayat insana öyle dersler veriyor ki, bir gün dönüp büyüklerimizin sözlerini hatırlıyoruz. Ve içimizden şu cümle geçiyor: “Keşke o zaman dinleseydim…” Benim de babamın yıllar önce söylediği ve hiç unutmadığım bir sözü vardır: “Kızım, kimseye güvenme. Eskimez bez olmaz, dönmez yüz olmaz.” Çocukken bu sözün ne kadar derin olduğunu elbette anlayamıyordum. Bugün ise hayatın içinde insanları tanıdıkça, yaşananları gördükçe bu sözün anlamını daha iyi anlıyorum. Çünkü insan bazen en güvendiğinden kırılıyor. En yakını sandığından uzaklaşıyor. Yanında olduğunu düşündüğü kişinin, aslında sadece işi düştüğünde yanında olduğunu görebiliyor. İşte o zaman büyüklerin sözleri yeniden akla geliyor. Ancak burada yanlış anlaşılmaması gereken bir şey var: “Kimseye güvenme” demek, herkesten şüphe et demek değildir. Güven elbette çok değerlidir. Fakat güven, hak edilmesi gereken bir duygudur. İnsanı sözleri değil, davranışları anlatır. Bugün “yanındayım” diyen değil, zor gününde gerçekten yanında duran önemlidir. İyi günde herkes yanınızda olabilir. Asıl mesele, kötü gününüzde kimlerin kaldığıdır. Büyüklerimizin sözlerini bu nedenle küçümsememeliyiz. “Bu eski insanların sözü” deyip geçmemeliyiz. Çünkü bazı sözler eskimez. Yıllar geçer, insanlar değişir, hayat değişir, teknoloji değişir ama insanın karakteriyle ilgili gerçekler çoğu zaman değişmez. “Dost kara günde belli olur.” “Ne ekersen onu biçersin.” “İyilik eden iyilik bulur.” “Bir elin nesi var, iki elin sesi var.” Bunların her biri, nesilden nesile aktarılan birer hayat dersidir. Büyüklerimizin asıl mirası belki de mal mülk değil, bize bıraktıkları bu sözlerdir. Çünkü para biter, ev değişir, makam geçer, insanlar hayatımıza girer ve çıkar. Ama doğru bir öğüt, insanın ömrü boyunca yolunu aydınlatabilir. Bugün gençlere düşen de büyüklerini sadece yaşları nedeniyle dinlemek değil; onların yaşadıklarından ders çıkarmaktır. Çünkü bazı tecrübeler vardır ki insanın kendisinin yaşamasına gerek yoktur. Başkasının yaşadığından ders almak da bir akıldır. Ben bugün geriye dönüp baktığımda, büyüklerimizin bazı sözlerini daha iyi anlıyorum. Keşke hepimizi korumak için söylenen o sözleri zamanında daha çok dinleseydik. Ama hayat böyle… İnsan bazen yaşayarak öğreniyor. Bazen bir hayal kırıklığı, yıllarca anlatılan bir öğütten daha fazla şey öğretiyor. Yine de şunu unutmamak gerekiyor: Büyüklerin sözü, geçmişin sesi değil; çoğu zaman geleceğe bırakılmış bir tecrübe mirasıdır. Onları dinleyelim. Her söyleneni sorgusuz kabul etmek için değil… Hayatın bize sunacağı bazı acıları yaşamadan önce, onların tecrübelerinden faydalanabilmek için. Çünkü bazı sözler vardır… Yıllar geçer, anlamı büyür. Ve insan sonunda şunu söyler: “Babam haklıymış…” gazeteci Ayten Yılmaz Saygılarımla
Ekleme Tarihi: 07 Ekim 2026 -Çarşamba
Ayten Yılmaz

BÜYÜKLERİMİZİN SÖZLERİ, HAYATIN SESSİZ DERSLERİ

 

Hayatta bazı sözler vardır; insan onları ilk duyduğunda belki anlamını tam kavrayamaz. Ancak yıllar geçtikçe, yaşadıkça, insanları tanıdıkça o sözlerin aslında ne kadar büyük bir hayat tecrübesinin ürünü olduğunu anlar.

Büyüklerimizin bize söylediği atasözleri ve öğütler de böyledir.

Onlar bu sözleri kitaplardan öğrenmedi. Çoğunu hayatın içinde yaşayarak öğrendiler. Kimin dost, kimin düşman olduğunu; kime güvenilip kime mesafeli durulması gerektiğini, yılların tecrübesiyle gördüler.

Bizler ise bazen onların sözlerini fazla basit bulduk.

“Bu devir değişti” dedik.

“Artık insanlar böyle değil” dedik.

Ama hayat insana öyle dersler veriyor ki, bir gün dönüp büyüklerimizin sözlerini hatırlıyoruz.

Ve içimizden şu cümle geçiyor:

“Keşke o zaman dinleseydim…”

Benim de babamın yıllar önce söylediği ve hiç unutmadığım bir sözü vardır:

“Kızım, kimseye güvenme. Eskimez bez olmaz, dönmez yüz olmaz.”

Çocukken bu sözün ne kadar derin olduğunu elbette anlayamıyordum.

Bugün ise hayatın içinde insanları tanıdıkça, yaşananları gördükçe bu sözün anlamını daha iyi anlıyorum.

Çünkü insan bazen en güvendiğinden kırılıyor.

En yakını sandığından uzaklaşıyor.

Yanında olduğunu düşündüğü kişinin, aslında sadece işi düştüğünde yanında olduğunu görebiliyor.

İşte o zaman büyüklerin sözleri yeniden akla geliyor.

Ancak burada yanlış anlaşılmaması gereken bir şey var:

“Kimseye güvenme” demek, herkesten şüphe et demek değildir.

Güven elbette çok değerlidir. Fakat güven, hak edilmesi gereken bir duygudur.

İnsanı sözleri değil, davranışları anlatır.

Bugün “yanındayım” diyen değil, zor gününde gerçekten yanında duran önemlidir.

İyi günde herkes yanınızda olabilir.

Asıl mesele, kötü gününüzde kimlerin kaldığıdır.

Büyüklerimizin sözlerini bu nedenle küçümsememeliyiz.

“Bu eski insanların sözü” deyip geçmemeliyiz.

Çünkü bazı sözler eskimez.

Yıllar geçer, insanlar değişir, hayat değişir, teknoloji değişir ama insanın karakteriyle ilgili gerçekler çoğu zaman değişmez.

“Dost kara günde belli olur.”

“Ne ekersen onu biçersin.”

“İyilik eden iyilik bulur.”

“Bir elin nesi var, iki elin sesi var.”

Bunların her biri, nesilden nesile aktarılan birer hayat dersidir.

Büyüklerimizin asıl mirası belki de mal mülk değil, bize bıraktıkları bu sözlerdir.

Çünkü para biter, ev değişir, makam geçer, insanlar hayatımıza girer ve çıkar.

Ama doğru bir öğüt, insanın ömrü boyunca yolunu aydınlatabilir.

Bugün gençlere düşen de büyüklerini sadece yaşları nedeniyle dinlemek değil; onların yaşadıklarından ders çıkarmaktır.

Çünkü bazı tecrübeler vardır ki insanın kendisinin yaşamasına gerek yoktur.

Başkasının yaşadığından ders almak da bir akıldır.

Ben bugün geriye dönüp baktığımda, büyüklerimizin bazı sözlerini daha iyi anlıyorum.

Keşke hepimizi korumak için söylenen o sözleri zamanında daha çok dinleseydik.

Ama hayat böyle…

İnsan bazen yaşayarak öğreniyor.

Bazen bir hayal kırıklığı, yıllarca anlatılan bir öğütten daha fazla şey öğretiyor.

Yine de şunu unutmamak gerekiyor:

Büyüklerin sözü, geçmişin sesi değil; çoğu zaman geleceğe bırakılmış bir tecrübe mirasıdır.

Onları dinleyelim.

Her söyleneni sorgusuz kabul etmek için değil…

Hayatın bize sunacağı bazı acıları yaşamadan önce, onların tecrübelerinden faydalanabilmek için.

Çünkü bazı sözler vardır…

Yıllar geçer, anlamı büyür.

Ve insan sonunda şunu söyler:

“Babam haklıymış…”

gazeteci Ayten Yılmaz Saygılarımla

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve havadisal.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.