Hayatta doğru insanı bulmak gerçekten zordur.
Çevrenizde çok sayıda insan olabilir. Ancak iyi gününüzde de kötü gününüzde de yanınızda olanların sayısı her zaman azdır.
Eş, dost, arkadaş, akraba…
Asıl mesele çevrenizde kaç kişinin olduğu değil, zor gününüzde kimin yanınızda durduğudur.
Sizi yalnızca paranız, makamınız, çevreniz ya da sahip olduklarınız için arayanlarla; “Paran var mı?” diye değil, “Sağlığın nasıl?” diye soran insanlar arasında büyük bir fark vardır.
İşte gerçek dostluk tam da burada başlar.
Gece gündüz çekinmeden arayabileceğiniz, derdinizi anlatabileceğiniz, zor zamanınızda kapısını çalabileceğiniz insanlar varsa onların kıymetini bilin.
Çünkü bazı insanlar hayatınıza çıkarları için girer, bazıları ise sizi insan olduğunuz için sever.
Günümüzde belki de en çok kaybettiğimiz değerlerden biri güven duygusu.
Siyasette yaşanan tartışmalar, değişen dengeler ve sürekli değişen gündem insanların birbirine bakışını da etkileyebiliyor. Oysa siyasi düşünceler değişebilir, partiler değişebilir, makamlar el değiştirebilir.
Fakat dostluk, vefa, komşuluk, akrabalık ve insanlık makamla birlikte değişmemelidir.
İnsanların birbirine önce “Sen hangi taraftasın?” diye değil, “Sen iyi misin?” diye sorabilmesi gerekiyor.
Çünkü hayat, siyasi tartışmalardan çok daha kısa.
Bugün makam sahibi olan yarın o makamda olmayabilir. Bugün güçlü görünen yarın desteğe ihtiyaç duyabilir. Bugün elinizden tutan insanın, yarın sizin elinize ihtiyacı olabilir.
İnsan, insana lazım olur.
Bu yüzden eşimizi, dostumuzu, arkadaşımızı ve akrabamızı menfaat hesabıyla değil, insanlığıyla değerlendirelim.
Bir insanın gerçek değeri cebindeki parayla, makamıyla veya çevresiyle değil; başkasının zor gününde gösterdiği vefayla ölçülür.
Bazen bir telefon yeter…
“Nasılsın?”
İnanın, bazı insanların bütün gün boyunca duymaya ihtiyaç duyduğu tek şey bu iki kelime olabilir.
Çünkü hepimizin daha fazla makama değil; daha fazla güvene, vefaya, samimiyete ve insanlığa ihtiyacı var.
Ve unutmayalım:
Doğru insanı bulmak zordur.
Bulduğunuz doğru insanı kaybetmemek ise sizin elinizdedir.